BİLİNMEYEN

İki Dudak Arasındaki Hayatlar

İki Dudak Arasındaki Hayatlar


Hayat ne garip değil mi? Yaşadığımız hayatta öyle bir geliyor ki; iki dudak arasındaki hayatları yaşıyoruz. Bir şeyler belirleniyor, bir şeyler şekilleniyor, bir şeylere yön veriliyor. O iki dudak arasındaki hayatlarda…

Yıllardır tanıyıp görüştüğüm bir aile dostum vardı. Evlilik gibi güzel bir karar ile yeni bir hayata yelken açmıştı. Mutlulukları evlendikten sonra aldıkları bebek haberi ile daha da bir artmıştı. Gebeliliğin 18’inci haftasında rutin kontrol için gittikleri hastanede aldıkları o üzücü haber ile mutlulukları yarım kalmıştı. Bebekleri Down Sendromlu idi.

Doktorlar gebeliği istedikleri takdirde sonlandırabileceklerini söylemişlerdi. O iki dudak arasındaki hayat bir cevap bekliyordu. Anne o iki dudağın arasındaki hayatı dünyaya getireceğini söylemişti. Ve aylar sonra dünyaya gelen o bebek yıllar içinde büyüdü. Kocaman bir çocuk oldu. Her şeye, herkese inat yaşıyor içimizde bu can. 


Bir iş seyahati sırasında Anadolu'nun şirin bir kasabasında tanıştığım genç yağız bir delikanlı vardı. Yıllarca dostluğumuz arkadaşlığımız sürmüştü. Bir gün kendisinden üzücü bir haber almıştım. Ailesi ile birlikte seyahat ederken elim bir trafik kazası geçirmişti. Kaza sonrası iki gözünü kaybetmişti. Olay bununla da kalmayıp belden aşağısı ağır hasar görmüştü.

Doktorlar ailesine alıp götürün çocuğunuzu artık bizlerin yapabileceği pek bir şey yok demişti. Tabiri caizse oturup evinde ölümünü bekleyecekti o genç yağız delikanlı. Onların o iki dudakları arasındaki hayata inat bir karar almıştı. Mücadeleye devam edecekti. Asla bırakmayacaktı yaşadığı hayatı… Herkesin imkânsız dediği birçok şeye imza atmıştı. 3 yıl içinde destek alarak yürümeye başlamıştı. Birçok insanın belirli bir süre sonra çalışmaktan sıkıldığı üniversite sınavını kazanmıştı. İstediği bölümü okuyup  bitirmişti. O iki dudak arasındaki hayata inat, başarı dolu bir meslek hayatı ile bizlere büyük bir ders veriyor.


Malumunuz her konuda eksik bir yanımız var. Bunların başında gelen konulardan biride adalet… Ne yazık ki adalet güçlülerin adaleti olmuş. Güçsüzlerin ise hazin sonu...

Birazdan anlatacağım olay tamamen bir Türkiye gerçeğidir. Üniversite hazırlık döneminde aynı okulda okuduğum bir arkadaşım vardı. Kendisi sınav sonrası tatil için güneyde bir ile tatile gitmişti. Tatil için gittiği memlekette başına gelen olay onun hayatını her ne kadar yıksa da o bu olay onun için bir dönüm noktasının başlangıcı olmuştu. Bulunduğu tatil yöresinde çıkan bir olay dolayısıyla gözaltına alınmış ve mahkemeye sevk edilmişti. Kısa bir süre sonra mahkeme günü gelip çattığında sanık sandalyesinde oturan bu arkadaş Hâkim beyin iki dudağı arasındaki bir söz ile yeni bir hayata başlayacaktı.

Ne yazık ki adalet güçlü olan taraftan yana oldu. Güçsüz yine kaybetti. Ve arkadaşım Hâkim beyin iki dudağı arasındaki cümleler ile 10 yıl hapse mahkûm oldu. (Suçu orada bulunmaktı.) Ama o arkadaşım o iki dudak arasından çıkan sözlere inat ve kararlılıkla hayalini kurduğu okulunu kazanmak istiyordu. Bir yıl içinde hapishane müdürünün de desteği ile bulunduğu ilde ki üniversitenin hukuk fakültesini kazanmıştı. Ve 4 yıl içinde de okulunu bitirdi. Davasının 5 yılında bir gelişme oldu. Suçsuz yere ceza aldığı ve suçsuz yere yatmış olduğu söylendi.  Mahkeme tabiri caizse “Pardon”  dedi. O arkadaşım o iki dudak arasındaki o cümleler ile hayatına yön verse idi belki hayatı farlı olacaktı. Şimdi o güçlülerin değil; güçsüzlerin mücadelesi için çabalıyor.



Hayat, bizlere ne şart ve durumda gelirse gelsin, asla iki dudak arasında değildir.

Doktor Hayat / Bilinmeyen / İki Dudak Arasındaki Hayatlar

Post A Comment
  • Blogger Comment using Blogger
  • Facebook Comment using Facebook
  • Disqus Comment using Disqus

9 yorum :

  1. İnsan hayatta kaldığı sürece,nefes aldığı sürece umudunu yitirmemeli, evet bir musibet başa geldiğinde dünyamız yıkılıyor,kahroluyoruz, ama bilmiyoruz ki derdi veren Allah dermanını da verecektir.Şer olana şer diye teslim olmak, yenik düştüğümüzü gösterir,oysa ki her Şerde de var bir hayır,teslimiyet sadece Rabbimizin rahmetine olmalı..Teşekkürler Doktor Hayat

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlknur Hanım kıymetli yorumunuz için öncelikle şükranlarımı sunuyorum. Konuya değerli yorumunuz ile güzel bir katkı sağladınız.

      Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

      Sil
  2. Her beynin,her anlayışın,her yüreğin iki dudağından çıkacak sözleri farklıdır.Üç ayrı hikayede de görüldüğü gibi.Azim ,mücadeleden vazgeçmemek ,yetkili ağızlardan çıkan kararları bile çürütebilir.Allah daima haklıdan ve başaracağına inanan yüreklerin,suçsuz ve temiz yüreklerin yardımcısı olsun.Yüreğine sağlık kardeşim.Sevgim ve saygılarımla.Ece ablan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Hanım kıymetli yorumunuz ile değer kattınız.

      Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

      Sil
  3. Harika bir yazı, harika bir blog! Çok beğendik ve sizi takibe aldık, bize de bekleriz:)

    http://kardeskardeseblog.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğeniniz için teşekkür ediyorum.

      Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

      Sil
  4. Gerçekten çok güzel ve bir o kadar da ders veren bir yazı olmuş tebrik ederim hayatta insan asla pes etmemeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Edep Ya Hu Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum.

      Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

      Sil
  5. Güzel bir yazıydı. Söylenecek bir şey kalmadı bana... Yaşamın garip halleri işte. Umarım hep adil olur ve her zaman adaletle muamele görürüz.

    YanıtlaSil